21, Yüzyılda Mimarlar Odası nasıl olmalı,
neler yapmalı, neler var etmeli?




      

remzi gür   13.2.2016

Cemaat ve paralel yapilarla isbirligi içinde olmayan meslek odasi olmali

Saliha Suvay   12.2.2016

Tüm üyeleri tesvik almali

mimarlevent   11.2.2016

mimarlik ile ugrasan bir oda , siyaset için her konuya muhalif olmayan bir oda, yaratici üretken bir oda, mimarligin yalnizca akademisyenlik degil, tasarim, uygulama, üretim-üretici, pazarlama gibi farkli uzmanliklari içerdigini ve o dallarda çalisan binler oldugunu bilen bir oda, basarilar diliyorum....

ahmet kaçar   11.2.2016

öncelikle meslektasinin sorunlarila ilgilenen, önceligi siyasete vermeyen bir oda olmali

j.d.karga   11.2.2016

Nasil Bir Oda? [Nasil bir mimarlik bilinci?] Mimarlik; gerek düsünsel olarak, gerekse meslek pratikleri ve dinamikleri üzerinden degerlendirildigi zaman politik bir meslek politik bir olgudur. Bu durumda mimarlik meslek odasinin politik durus sergilememesini beklemek yanlis olacaktir. Elbet politik bir durus sergilemek durumundadir, fakat 2016 Türkiye'sinde [ ki 1940-2016 araliginda bütün siyasi iradeler imar ve insa faliyetleri üzerinden kapital olusturup bunu esas alan politikalar üretilmistir.] geçmisten gelen kemiklesmis bir politik aliskanliga karsi sadece politik söylemlerle meslegin degerlerini korumaya çalismak mümkün olmayacaktir. Kapital sistemin sertlestigi günümüzde odanin politik söylemini meslek adamlari ve meslegin bürokrasisi üzerinden degil çok daha geriye giderek insan, toplum ve toplum algisi üzerinden gerçeklestirmelidir. Bunu yaparken politik durusundan ödün vermemeli daha ileri tasimalidir. Mimarlar odasinin bugüne kadar yaptiklarini geçmisini bilmeden [ki bu geçmis tüm Türkiye Siyasi ve Sosyal Tarihini olusturmaktadir.] degerlendirmek tam anlami ile dogru olmayacak eksik kalacaktir. Iste bu sebeple oda artik insanlara kendini anlatmali; daha iyi bir yapili çevrenin varolabilecegini, mimarinin aslinda sanilanin aksine barinma ihtiyacinin ötesine geçip insan yasaminin bir çok ihtiyacina daha kaliteli cevap verebilecegini; günümüzde insanlarda var edilen 'konumu iyi nasil oldugu önemli degil; yada bu miktarlara ancak bukadar'' algisinin büyük bir kandirmaca oldugunu halka deklare etmeli ve insalarin içinde bulundugu kabullenilmislik durumuna egilmelidir. Insanlarin yapili çevre sorgulamalari sonuç itibari ile maddiyat ile degil kalite ile sorgulanan bir mimarlik olusmasina yardim edecektir. Meslegin degerini bu sekilde bulmasi burada yazan tüm meslek sorunlarina öyle veya böyle bir çözüm üretecektir.

Bükem Bayraktar Sertsöz   11.2.2016

Serbest mimarlik ofislerinde 25 yildir bilfiil çalisan bir emekçi olarak,''nasil bir oda?'' diye sordugunuzda kocaman bir feryat atmak geliyor içimden....Çünkü.... 1-Sanki mimarlar birer heykeltirasmis ta,sanki ressammis ta,sanki yapilan her is,çikan her eser sadece mimarin,salt onun emegiyle oluyormus gibi....Sanki tanrisal bir gücü varmis gibi...Sanki bu is kocaman bir ekip isi degilmis gibi...Sanki teknik ressamlar,teknikerler,render yapanlar,mühendisler,mühendis ofislerinde çalisanlar,santiyeciler,ustalar,kalfalar,isçiler,ofis görevlileri (çayimiz,yemegimizi yapanlar...onlar olmayinca ne çok is aksiyor bir düsünün),organizasyonu yapan sekreterler,üç kurusa yada BILABEDEL okulda hocasinin ofisinde çalisan ögrenciler,metrajcilar,kesin hesapçilar,baski yapan kirtasiyedeki asgari ücretliler,sanki hiç yokmus,her projeyi sanki sadece mimar tek basina yapiveriyormus gibi büyüklenmeler...Mimarlara birinin bunu söylemesi icap ediyor artik...Ortaya çikan eser sahsi bir basari degildir ki!!Ardinizdaki kocaman güruhun farkina varmadan,onlarin adini almadan,telif haklarindan geri dönüslerin tek merciinin ''mimarin ''sahsi yada birinci derecede akrabasi oldugu bir ortamda adaletten bahsedilebilir mi? 2-Marka mimarligin,soyadi mimarliginin parlatildigi,elestirilmedigi,ana sorunun iste bu konunun ta kendisi oldugu günümüzde,kollektif çalismanin,hepimiz olmanin gerçekligi ne kadardir?Iyi yoldasiniz....Hepimiz olmak lazim...Ancak isim bürolarinin altinda,marka mimarlik ofisleri ile hepimiz olamayiz....Mimarlar,kendi yol arkadaslarina; üç ay sonrasinin güvencesi olmayan,hiçbir sosyal hakki olmayan,sözlesmesi olmayan,sigortasi çogu zaman olmayan,varsa da asgariden gösterilenlere,hem meslektaslarina,hem o ekipteki herkese,çayci Ayse Teyze'ye kadar sahiplenmeden ''HEPIMIZ''olamayiz... 3-Bunun için hocalarimiz dediklerimize,serbest büro sahiplerine:''Yillarca bizi sabahlatip,bilabedel teklif projesi yapip,kendi bindiginiz dali kestiniz,yillarca bizim üstümüzden piyasada birbirinizi kirdiniz,bugün birbirinizin yüzüne gülüp arkadan insaat sirketleri ile ucuz is gücüne güvenerek ödüllü projeler yapip,sonra da dergilerde sahsi reklamlarinizi yaptiniz''demeli... 4-Demeli ki!!...Her firsatta lokomatif sektör denen,Türkiye'nin en büyük sektörünün beyin takiminin hiçbir örgütlülügü olmadigini,ve on sene sonra o çok renkli,renderli projelerin uygulama projelerini çizecek birtek adam bulunamayacak noktaya hizla sürüklenildigini konussak artik.... 5-Gerçek:Ankara'nin iyi üniversitelerinin mimarlik ögrencileri,özel mimarlik üniversitelerinin ögrencilerinin projelerinin ''para'' ile çiziyor,modelliyor....Yalan diyene adli adinca örnegini verebiliriz.....Korkunç bir sürüklenme.... 6-Mimarlik bürolarinda çalisanlar artik uzun yillar vermis insanlar degil...Bir iki senelik yeni mezunlar(heran kendini KPSS ile devlet kapisina atmaya çalisan),umudu tükenmis bir gençlik,stajyerler,ögrenciler v.s.. ''HEPIMIZ'' olacagiz diyorsaniz,hakketen herkesi kucaklayacaksaniz,hakketen hiçbir partiye kanalize olmayacagiz,ama asla apolitik olmayacagiz diyorsaniz,dönün ve ''BIZI''birlikte is yaptiginiz herkesi,emegi geçen herkesi bu isin içine alin....Statik projelerin kaliplarini çizen tekniker arkadasi da,temizlik hizmetlisini de....Taban destekli olmayan her hareket,akademik düzeyde kalan her hareket,her an tökezleyebilir....Elitist yaklasimlardan kurtulmali,bunca kentsel sorun varken,ülkede evsizler (mimarligin ana konularindan oldugu asikar)dizboyu iken,kendi sahsi evlerini dergilerde mimarlik serüveni olarak sunanlara methiyelerden vazgeçmeli,yapi malzemesi sirketlerinin sponsorluklarina dayali yaklasimlarla,mimarlik serüvenine katki sundugunu dile getiren ikircikli yaklasimlara da kallevi bir elestiri getirmeli....Kentsel dönüsüm adi altinda ülke koca bir sahsiyetsiz santiye iken,seranite desen çalismak mimari faaliyet midir?Misal TSMD'ye sormali......Soramayacaksak hepimiz olabilir miyiz?Bence olamayiz...Ankara Mimarligi 70 ila 100 arasi degisen,zaten nabza göre de degisen KOLLEKSIYON mimarligi olarak kalir....Parayi da onlar kazanir,bize de yani ''hepimize'' de ne isterlerse onu verirler,daha dogrusu insaat sirketleri ne isterse onu verir...''TEKNIKER TABAN FIYATI BELLI OLMADAN MIMARI PROJE EN AZ BEDELI BELIRLENEMEZ.''diyebilen mimarlar olmadikça,bir arpa yolu alinamaz.Belirlersen,üç sene serbest büroda çalisanlar,ayrilir kurar bir sirket,girer ihaleye,fiyati kirar,alir....Buna mecbur kalir...Mimar da ben niye ekip kuramiyorum diye dövünür durur,sonra da fiyat kiranlara söylenir durur....SENDEN ÖTÜRÜ....der birileri....(Ben diyorum misal)Çünkü sen bizi korumadin!!! Okul arkadasin mimarla oturup bir taban fiyat belirleyemedin.....Yani hergün bindigin taksiciyi örnek almadin,küçümsedin....Hep çok etik zannettin kendini ama,en basit mesleki etigi yerine getirmedin....Sonra tabi sana(mimara)ben kentsel tarihi koruyacagim dediginde kimse sana inanmadi....Çünkü sen ekibini korumamissin,tarihi çevreyi nasil koruyacaksin ki!!!!

emp   11.2.2016

Asil problem; odanin belirlemis oldugu en az bedel hesabinin müthis oranlarda kirilmasi. Oda eger bunun önüne yasa ile geçebilirse sigorta asgari ücret problemi de, yeni mezun mimar maaslari da, sikisik isler sonucu niteliksiz ürün ve mesai illetinin de büyük oranda çözülecegine inaniyorum. Yüzde yetmis-seksen kirimla alinmis bir isin sonucunda isveren mimardan çalisaninin sigortasini tam ücretten yatirmasini beklemek, yeni mezun mimara yüksek maaslar vermesini beklemek ütopya gibi kaliyor.

Abdullah Alpay   11.2.2016

Bilime, bilgiye ve gelismeye açik olan,bagnaz ve üstten bakisçi olmayan,mimarligin diger mühendislik dallarinin bir parçasi oldugunun bilincinde olan,siyasi bir organ islevi üstlenmeyen,meslek ilkelerini hakkaniyet üzerine gözeten,yapilan islerin iyi ve dogru olanlarini destekleyen,yanlis olanlarini da hakli gerekçelerle elestiren ve dogrusunu önerebilen,görüs ve önerilerini tarafgirlik içinde olmadan sunabilen, konusma ve ikna kanallarini hep açik tutabilen,Mimarlik meslegimizin gelismesi için meslek içi egitim ve dünyadaki gelismeleri meslektaslarina aktaran ve meslektaslarinin ugrayabilecekleri haksizliklarda onlarin yaninda duran bir yönetimi arzu ediyorum. çabalariniz içinde basarilar diliyorum.

emp   11.2.2016

Asil problem; odanin belirlemis oldugu en az bedel hesabinin müthis oranlarda kirilmasi. Oda eger bunun önüne yasa ile geçebilirse sigorta asgari ücret problemi de, yeni mezun mimar maaslari da, sikisik isler sonucu niteliksiz ürün ve mesai illetinin de büyük oranda çözülecegine inaniyorum. Yüzde yetmis-seksen kirimla alinmis bir isin sonucunda isveren mimardan çalisaninin sigortasini tam ücretten yatirmasini beklemek, yeni mezun mimara yüksek maaslar vermesini beklemek ütopya gibi kaliyor.

emp   11.2.2016

Asil problem; odanin belirlemis oldugu en az bedel hesabinin müthis oranlarda kirilmasi. Oda eger bunun önüne yasa ile geçebilirse sigorta asgari ücret problemi de, yeni mezun mimar maaslari da, sikisik isler sonucu niteliksiz ürün ve mesai illetinin de büyük oranda çözülecegine inaniyorum. Yüzde yetmis-seksen kirimla alinmis bir isin sonucunda isveren mimardan çalisaninin sigortasini tam ücretten yatirmasini beklemek, yeni mezun mimara yüksek maaslar vermesini beklemek ütopya gibi kaliyor.

Burhan Büyükbardakcı   11.2.2016

Varolus amacini benimseyen,sorumluluklarini yerine getirmek için çaba sarfeden tarafsiz bir kurum olmali

SERKAN ÇELİK   11.2.2016

Kendimize toplumda yönlendirici bir misyon biçmesek, memleketi kurtarmaya çalismasak, herkesi siyasi görüsüne bakmadan kabullensek, isimize gücümüze baksak, isine gücüne bakana mani olmasak, kavga ortaminda muhakeme yetenegi kayboldugundan hakliyken haksiz duruma düsmesek Yeni yönetimin en önemli isi odanin bilmem kaç yilda olusturdugu ve bunlari yazmamiza sebep olan algiyi degistirmek olmali bence.

H. Ercan Hızıroğlu   10.2.2016

Mimarlarin hakkini savunan, onlarin sorunlarina çözüm arayan, mesleki bilgilerini artirici yayinlarin takibini yapan, yeni malzeme ve projeler hakkinda bilgi veren dergi yayinlayan, kisaca siyaset yerine isinin geregini yapan bir oda arzuluyorum.

birtakımmimarlar   10.2.2016

Genel merkezin kendisini bir markanin CEO'su, subelerini ve temsilciliklerini de Franchising sistemle isletilen magazalar gibi görmeyi birakip, mimarlar odasinin bir örgüt oldugunu hatirlamali. Eger genel kasada 1 kurus var ise bunun bütün sube ve temsilcilik bazinda 1 kurusa sahip olundugunu bilmeli ve buna uygun davranmali...

Mmrist   10.2.2016

Yazsam destan olur :) Siyasetten uzak mimarlara sahip cikan bir oda.... Hergun eyleme davet mesaji almaktan biktim teknik geziler 've bilgilendirici faaliyet mesajlari atan bir oda.... Uyelerinden soygun yapip sadece belli zumrenin bu gelirden faydalanmadigi bir oda.... Ozelde aldigimiz ucretleri soylememize gerek yok sanirim hic kontrol edilmiyor bile .. Sirf muhalif olmak icin yapilan herseye bardagin bos tarafindan bakmayan bir oda istiyorum..

Bayar Çimen 17963   10.2.2016

Ben 66 yasinda, meslegini seven ve halen uygulayici bir Mimar olarak Mimarlik meslegi ekseninde, hem meslegimizi, hem meslekle ilgili yasalari, hem tüm Mimarlari ve onlarin mesleki haklarini savunan 1 Oda istiyorum. Sadece siyaset yapan degil. Mimarlar odasi bir meslek örgütüdür. Sayet siz mesleginizi iyi bilmezseniz ve onu sevmezseniz yönetemeyeceginiz Mimarlar odasinin basinda size Siyaset yapmaktan baska bir sey kalmaz. Mimarlik meslegi zaten insan odaklidir. Yaptiginiz her proje zaten insan içindir. Simdiye dek gerçekten Mimar olamayanlar (bu meslegi sevmeyenler) hep Mimarlar odasini yönetmeye talip olmustur.. Ama neden ? Çünkü onlari ilgilendiren Mimarlik meslegi degil, sadece çok çene çalabilecekleri siyaset kurumudur. Mimarlar odasi Ankara Subesi bir Siyaset kurumumu dur ? Mimarlar Odasini kullananlar hep ayni kisiler ve onlarin yandaslaridir. Bunlar Mimarlar Odasini siyasi bir kurum gibi kullanirlar . Yanlarina da hiç kimseyi sokmazlar. Aynen tüm siyasi partilerde oldugu gibi. Onlarin yandasi olabilmenin kurallari da bilinmez. Bunlarin pek ortalikta görülmeyen gizli ama kemiklesmis abileri devardir. Zaten ne gelirse mimarlar odasinin basina bu abilerin yüzündendir. Siz onlari tanimazsiniz. Hiç görmediniz, hiç bilmezsiniz. Onlar gizli çalisir, haberlesir ve karar verirler (Mimarlar odasi Milli istihbarat Teskilati). Her seyi maniple ederler. Aynen Ülkemizi idare edenler gibi. Simdiye kadar Odalari yönetenleri bir arastirirsaniz yillardir hep ayni kisiler oldugunu görürsünüz. Neden ? Çünkü, koltuk hayranidirlar. Asla yerlerini kimseye kaptirmazlar. Neden ? Hemen cevabini vereyim: Hep kendilerini seçtirirler (akademisyenleri ve ögrencileri, kamu mimarlarini ve kendilerine göre solcu diye adlandirdiklari Mimarlari kullanarak). Henüz yarim Tuvalet bile yapamamis bu kisiler M.Odasinda yönetici olurlar. Ama hemen mazbatalarini alir almaz maaslarini odada çalisan mimarlarin ve diger personelin iki-üç katina yükseltirler.Çünkü bunlar yöneticidir. Öyle söylerler. Ayni zamanda solcu olduklarini da iddia ederler. Ne kadar ? Bilinmez. Gizlidir. sakin sormayin. Yandaslarina is bulmak için Odadaki Mimarlari isten atarlar. Ama maaslari yandaslarinin iki-üç katidir. Sakin muhasebeciden ögrenmeye kalkmayin ne kadar maas aldiklarini. Söyleyemez. Yandaslari bunu ancak bir kaç yil sonra anlar. Iki yil sonra yeni yandaslarina is bulmak için eski ve begenmedikleri yoldaslarini isten atarlar.Ayni kurali hep tekrarlarlar. Bu yillarca böyle sürüp gider. Benim sözde yöneticim isini bilir. Nasil mi? Çankaya Belediyesinden Fen islerine sürgün giden ve isine gitmedigi halde maas alan bir mimar (sadece adi- kendisi degil) Oda baskani olur. Nasil olur ? Diye sormayin. Yasal mi, degil mi onu hiç sormayin. Ama dünyanin hiç bir yerinde mesleki nedenlerle sürgün edilen bir kisi Mimarlar Odasi Baskani olamaz. Düsünün çok degerli meslek örgütümüz Belediye sürgünü bir mimar'a teslim edilmistir. Hayret edici bir durum !!! Meslek örgütü ne hale gelmis ??? Belki bir maas da Odadan alir (örtülü ödenek). Kim bilir ? Belki diyorum, çünkü yandaslar asla mi asla açik vermezler. Hiç arastirmayin. Hem de yönetici statüsünde alir. Yani yüksekten uçar (gizlidir, kimse bilmez, kanitlayamazsiniz). Oda'da istedigini isten çikarir. Yoldaslarini ise alir. Yani kraldan daha kraldir (Affedersiniz Kraliçedir). Sadece ÇENE yapmasini bilir. Bunun için de en uygun yer tabii ki Mimarlar odasidir. Zira belediyeler hiç çalismayan yani görev yapmadan sürekli konusan kisileri hiç sevmezler. Gidecek yerleri kalmadi simdide yabancilara yanasip yandas ariyorlar. Bunlar yandascidir: Ilk önce yandas, sonra uzaklas: Taktik budur. Iste bu nedenlerle yandaslar derhal Mimarlar Odasi örgütünden uzaklastirilmalidir (sürgün). Yandaslar Mimarlik meslegine, kurumuna ve serefine siyaset yaparak zarar verilmektedir. Bu nedenle tüm Mimarlardan ricam; Meslek Odamizi her türlü zarara ugratan bu yandaslar (yoldas diyemiyorum) gurubunun bir an evvel mutlaka ama mutlaka tekrar yönetime seçilmemesi için oy kullanmalaridir. Ben onlarin hiç bir zaman yandasi olmadim. Onlar da benim hiç bir zaman yoldasim olamazlar. Ben bu sözleri 15 yil (tam olarak 14 yil 8 ay) bu Odada çalismis ve sadece mimarliga hizmet etmis bir kisi olarak hiç bir biçimde abartmadan namus ve serefim üzerine yemin ederek söylüyorum. Geregini yapin. saygilarimla. Bayar Çimen, 17963.

sepet   10.2.2016

özel sektörde çalisan mimarlarin ücretleri, sigorta bedelleri teftis edilmiyor. kendi üyelerini koruyamadiktan sonra, öncü olamadiktan sonra; meslektas olan üstlerin yeni mezunlara ne saygisi olabilir? tek yapilan siyaset. ve siyasetin yalan dolandan ibaret oldugunu açikça biliyoruz. haklarimizin savunulmasi ve bu yolda adim atilmasi taraftariyim. bir ise yaramayan ve beni ezen bir odaya aidat falan ödemem çok saçma degil mi?

KeremCem   9.2.2016

ÇOK ÖNEMLI : Özel sektörde çalisan mimarlarin sigorta bedelleri çogu isletmede maaslarindan daha düsük gösteriliyor. Bu sahtekarliga DUR diyebilecek misiniz? Aday olanlar kendi bürolarinda buna dikkat ediyor mu?

İsmail Deniz Şimşek   9.2.2016

1-Mimarlar odasi yönetiminin 30 yas alti mimarlara birakilmasi. 2-Meslek hayatina yeni baslayan mimarlardan ilk 5 yil oda harci alinmamasi. Aidat ücretlerinin her bes yillik dönem için kademeli olarak arttirilmasi. 3- Yillik is bitirme oranlarina dayali ek sorumluluk aidati getirilmesi. 4-Yeni mezun ve basarili 30 yas alti mimarlara alt yapisi hazir çalisma alani saglanmasi. Buna yönelik bir antrepo tutulmasi. Bu alanda disiplinler arasi çalismaya uygun teknik destegin verilmesi. 5-Mimarlar odasinin siyasi bir aygit oldugunun unutulmamasi. 6-Gençlerin etik degerlerin hiçe sayildigi, rüsvetin kamu yarari olarak görüldügü liberal egilimlere karsi bilinçlendirilmesi. 7-Mimarlar odasinin sinif çatismasinda yerinin belirginlestirilmesi ve mevcut yönetimin patronlarin ve ücretli çalisan mimarlarin farklarini belirginlestirmesi. 8-Uygulama alaninin taseronlastirilmasina karsi bilinç olusturulmasi. 9- Mevcut iktidarin yasa disi plan kararlarina karsi geçmis yönetimlerin olusturdugu savunma hattinin güçlendirilmesi. 10-Bu mücadelenin mimarlar odasinin tarafsizligini engelleyip engellemedigi konusunda açiklama yapilmasi. 11-iktadar ve muhalefet iliskilerinin ülkeyi getirdigi noktada tarafsizligin ve herkesi birlestirme iddiasinin bir hayal oldugunun bilinmesi.

Barış   9.2.2016

Halkla bagini koparmayan, egitimi ve piyasayi kucaklayan, öncü, aktif, dinamik bir oda...

Demetce   9.2.2016

Ücretli çalisan mimarlarin hakkini sonuna kadar kollayan asgari sigortalara çözüm bulan maaslarin asgari altinda yatmasina engel olabilen her zaman arkamizda bir dag gibi durabilecek olan sosyal sorumluluk projelerine destek birlik ve beraberlik içinde olmamizi saglayan odanin içki partileri düzenlemek disinda her türlü topluluga açik oldugu algisini olusturabilecek gençlerin önünü açip odaya sirtini dayayip odada dinazorlasan insanlardan arindirilmis daha dinamik ve genç beyinlere is imkani saglayan hayvanlar çocuklar ve yaslilar hakkindada projeler gelistiren bir kurum olmasini istiyorum.

piltan   9.2.2016

Kesinlikle siyasetten uzak duran ! mimarlik meslegini nasil bir adim ileriye götürebilirim düsüncesi içinde olan bir oda için çalisilmali....

Archered   8.2.2016

1-Her sorunu salt ve anlamsizca boykot yolu ile degil uzlasmaci ve açiklayici mantikli fikirler ortaya atarak çözen bir anlayis 2-Sadece radikal,kominist ya da sol gruplar degil ülkenin her kesimini temsil eden gruplar ve teskilatlar ile baglanti kurabilen 3-toplanan üyelik aidatlarinin odanin gereksiz harcamakarina gitmeyecegi ve bize de katkisi olacagi izlenimini yaratan ve bu konuda bizi inandiran 4-meslegimizin iyi tanitilmasi ve gerçekten bu meslegimizin temsilini artirici ve bu konuda köstek olmayan Bir yönetim ve zihin yapisi istiyoruz.

ERSOY GÖNÜLAÇAR   8.2.2016

mrb.. öncelikle böyle bir olusum içinde olan tüm meslektaslarimi tebrik ediyorum. mevcut yönetimin politikalarindan agzi yanan biriyim.mesleki denetim yaptirmadigim için tarafima icra takibi bile yapildi. diyalogdan uzak bu yapiya karsi giristiginiz bu örgütlenmede umarim basarili olursunuz..bunun için bana düseni yapmaya hazir oldugumu bilmenizi isterim.. öncelikle 'oda' kendilerini ayakta tutan seyin üyeleri oldugunun her daim bilincinde olmali.oysa bu gün bunun tam aksine sanki mimarlar odasi üyelerini ayakta tutuyomus gibi bi davranis içindeler yöneticiler... ne serbest çalisan mimarlarin ne de ücretli çalisan mimarlarin derdine derman oluyorlar.kagit üzerinde mimarlar için asgari maas tabani belirleniyor ama hangi mimara bu ücret veriliyor diye takip veya yaptirim yok..asgari proje bedelleri belirleniyor ama piyasa yerlerde geziyor.çok proje yapani imzaciliktan onur kuruluna sevk ederken, az proje yapani arayip kardesim açmisin tokmusun die sormuyor.iç yönetmeliklerini kanunlara uygun hale getirmeyip, iç yönetmeliklerine aykiri davarananlara tazminat davalari açiyor.bir belediyede 2 ayda ruhsat alinirken bir digerinden 6 ayda aliniyor..bolca sikayet etmemize ragmen belediyeyle yanyana gelip bu sorunu çözemiyor.. asgari proje bedeli sorununu yapi denetim bedellerinin yatirildigi bir havuz hesabi gibi bir politikayla çözmesi önerim var.bunda hem devlet karli çikacaktir..hem de meslekteslarimiz.bölelikle hiç degilse para isverenin cebinde degil odamizin havuz hesabinda tuutlup asama asama müellife ödenir.bunun için gerekli kanuni girisimleri yapacak bir oda yapisi olusur umarim..ayni zamanda iskur gibi de çalisip yeni mezun arakdaslari is sahibi yaparken aç kurtlarin önüne atmaz..mimar çalistirmak isteyen özel sektör çalistiracagi mimariin ücretini yine odanin belirlemis oldugu asgari mimar ücreti üzerinden yine bir baska havuz hesabina yatirilmasiyla ilgili çalisma yapmali..mimar da bu havuz hesabindan ücretini rahatlikla çekmeli..yani maas ödeyemeyenler mimar çlaistiramasin..mimarlarin sömürülmesine göz yumulmasin..bunlara ses etmeyip ilk karsilasmada hadi pamuk eller cebe, oo baya da aidat birikmis demesin...önce is buldun mu desin..ne yiyon ne içiyon desin..böyle bir örgütlenme yapisi olustuurup maddi olarak güçlü konuma geldim die siyasi kimlige bürünmesin.sanki mimarlar odasinin karsi oldugu bütün projelere bütün mimarlar karsi çikiyormus gibi bir algi olusmasini önlemek gerekir..herhangi bir projeye karsi çikilmadan önce üylerinin referendumuna sunulmasi gerekir.. evet ben bir yönetici seçiyorum..ama sana siyaset için herhangi bir yetki vermiyorum...daha çok uzatilabilir.umarim daha ete kemige bürünür bu yapi..ve çok daha ciddi platformlarda tartisilir..önerilerimiz tartisilir gelistirilir.kanuni yöneleriyle ele alinir..siyasi mercilerde de tartilisilip kanunlasir..selamlar...

Ayşen Kaya   8.2.2016

Muhalif kimligini sürdürmeli. Yerelde projecilik demek bir anlamda siyasi yönelim veya 'particilik' yapmayi da gerektirebiliyor. Kent için alinan tüm kararlar siyasilerden geçtigi için mimarligi siyasetten ayirmak mümkün degil. Fakat bunun yanisira gerçek anlamiyla 'mimarlik' yapilmasi için odaya çok is düsüyor. Interaktif mimarligi hayatimiza oturtmali, bürokrasiden siyrilip ileride piyasaya atilacak mimarlar için faydali etkinlikler düzenlemeli ve halihazirdaki egitim sistemi bozukluguna kendi cephesinden bir yanit aramaya davet etmeli hepimizi. Düzenlenen egitimlerin niteligi ve sikligi artirilmali, katilim az ise de bunu artirmaya yönelmeli. Bunlari organize edecek bir odada çok daha fazla vakit geçirirdim. Su an sadece bürokratik sebeplerden odaya ugruyorum.

Eliz   8.2.2016

Bu yazilar ve altlarindaki yorumlardan sonra burada yazacak tüm yorumlar da beyhude çabalar olur, unutulur gider diye düsünüyorum: http://www.arkitera.com/gorus/666/sevgili-mimarlar-odasi http://www.arkitera.com/gorus/695/bir-mimardan-%23bir-mimara-cevap

Pınar Arslan   8.2.2016

Bir mimarlik ögrencisi olarak meslege karsi bilinçsizligimi, bilgisizligimi gideren ögrenciyi önemseyen ve çesitli etkinlikler düzenleyerek algiyi arttiran olmalidir.Bunu Türkiye'nin bütün illerinde bütün mimarlik bölümünün oldugu üniversitelerde gerçeklestirmeliidir.

mustafa karadağlı   8.2.2016

siyaseti birakip mimarlik yapsa mimarlarin hakkini korusa yeterli!

Caner Arıkboğa   8.2.2016

21. yyda mimarin ortadan kalkmasi gerektigini düsünüyorum. Gündemden takip ettigimiz gibi bu veya su sekillerde devam eden strüktür kurma çabalarinin tüm sistemin kendini bir sekilde bastan kurgulamasina yardimci oldugunu düsünüyorum. Zaten herkes mimar, herkes sanatçi. Bu komik ya da trajik diye bunu belirtme ihtiyaci hissetmiyorum. Aksine varmasi gereken yere yavas yavas gelindigi ap açik ortada. "Meslek" olarak "zanaat" olarak ha bir de "sanat" olarak mimarligin kendini varedebilecek bir ortama sahip olabildigini düsünmüyorum. Mimar dedigimiz sey kati bir kavram olmaktan çikmistir. Belli kaliplara sikistirilabilen esneyip gevseyen büzüsebilen bir yapisallik içerisinde her sey gibi mimarlik ve mimar olma edimi de bundan nasibini almistir. Bu sebeplerle bir kollektif çalisma hayalinin ürünü olan (saygi duyarak belirtiyorum) odanin sosyal iliskileri düzenleyen(hata bazen karmasiklastiran,) muhalif, sivri dilli atak olmasi gerektigini düsünüyorum. Bu sayede mimarlik bir islev olmaktan çikabilir, yerine geçebilecek her türlü yapisalligi bozup bastan kurgulayabilir. Görüslerimi onaylayacak insanlar kimsiniz siz? Gerçekten onaylanmis görüslere bu kadar ihtiyacimiz var miydi? Her yerimiz onayli görüs oldu zaten bikmadik sanirim. Tebrikler.

Caner Arıkboğa   8.2.2016

21. yyda mimarin ortadan kalkmasi gerektigini düsünüyorum. Gündemden takip ettigimiz gibi bu veya su sekillerde devam eden strüktür kurma çabalarinin tüm sistemin kendini bir sekilde bastan kurgulamasina yardimci oldugunu düsünüyorum. Zaten herkes mimar, herkes sanatçi. Bu komik ya da trajik diye bunu belirtme ihtiyaci hissetmiyorum. Aksine varmasi gereken yere yavas yavas gelindigi ap açik ortada. "Meslek" olarak "zanaat" olarak ha bir de "sanat" olarak mimarligin kendini varedebilecek bir ortama sahip olabildigini düsünmüyorum. Mimar dedigimiz sey kati bir kavram olmaktan çikmistir. Belli kaliplara sikistirilabilen esneyip gevseyen büzüsebilen bir yapisallik içerisinde her sey gibi mimarlik ve mimar olma edimi de bundan nasibini almistir. Bu sebeplerle bir kollektif çalisma hayalinin ürünü olan (saygi duyarak belirtiyorum) odanin sosyal iliskileri düzenleyen(hata bazen karmasiklastiran,) muhalif, sivri dilli atak olmasi gerektigini düsünüyorum. Bu sayede mimarlik bir islev olmaktan çikabilir, yerine geçebilecek her türlü yapisalligi bozup bastan kurgulayabilir. Görüslerimi onaylayacak insanlar kimsiniz siz? Gerçekten onaylanmis görüslere bu kadar ihtiyacimiz var miydi? Her yerimiz onayli görüs oldu zaten bikmadik sanirim. Tebrikler.

deerontherun   8.2.2016

21. yy'i bilmem ama 22. yy'da tas ve sopalarlar çizim yapilacak

mimed   8.2.2016

özgürlükçü söylemlerle sahneye çikip kendi gibi düsünmeyenlere engeller koyan bir oda olmamali. A görüsüne ya da B görüsüne sahip olanlarin fikirlerini deil mimarlarin ülke,kent hakkindaki kanaatlerini yansitan bir oda olmali..

aysegul   8.2.2016

Sadece ve sadece kent ve o kentte yasayan toplumun yararina faaliyetlerde bulunmali

okan   8.2.2016

21.yy da nasil bir oda arzu edilmesinden öte oda ve temsilciliklerin mimarlari yönlendirme bu yönlendirme ile birlikte yasadigimiz çevreye daha çok katkida bulunmamizi saglamalari gerekmektedir ve bunun olmadigi gibi aylik dergiler ücretsiz gezi organizasyon düzenleme ve hatta bu dahi olmuyor, bölge mimarlarinin sohbet edebilecegi yemek organizasyonu biz hala 21. yy'li konusuyoruz...çok kisa ve kestirme cümleler kullanarak yazmaya çalistim. Umarim dikkate alinir.. saygilar...

nil   8.2.2016

basörtülü,basörtüsüz;inançli,inançsiz,sakalli biyikli nasil olursa olsun! üyesinin dis görünüsüne bakmadan tarafsizca hizmet eden bir oda olmali.üyelik ücretini ve aidatini tam alip piyasadaki rezil fiyatlara 'serbest piyasa' diyen bir olmamali!

nil   8.2.2016

basörtülü,basörtüsüz;inançli,inançsiz,sakalli biyikli nasil olursa olsun! üyesinin dis görünüsüne bakmadan tarafsizca hizmet eden bir oda olmali.üyelik ücretini ve aidatini tam alip piyasadaki rezil fiyatlara 'serbest piyasa' diyen bir olmamali!

Hasan Yolcu   8.2.2016

mimarligin salt bir meslek olmaktan öte bir felsefe olarak ele alinmasini odak noktasina almayi basaran bir oda..

serap ayyüzlü   8.2.2016

Mimarlik meslegini bir bütün olarak ele alir, kamu ve özel diye ayrim yapmaz, ofis sahibi "patron" mimarlari kayirmaz, ideolojinin pesinden giderken ayni fikirde olmayanlarin da hakkini korumaya çalisir.

pimapenci   8.2.2016

Kapansin bi boka yaramiyo , mezun oldum olali aidat yükünden baska bisey degil benim için

gizem öztürk   8.2.2016

Olumsuz piyasa sartlarina karsi bizlerin hakkini savunan, biz mimarlari; müteahhitlerin emlakçilarin ve piyasadaki birçok is bilmez adamin kölesi haline getirmeyen, mesleki sayginligimizi ve ahlakimizi korumayi ilke edinen bir oda yapilanmasi istiyoruz. Öncelikle mesleki haklarimizi korumayi amaç edinmis bir yönetim anlayisi benimsendigi zaman gerisi kendiliginden gelecektir. ayrica sadece piyasada çalisan mimarlarin degil; meslege yeni baslayan, yapi denetimlerde çalisan, santiyelerde çalisan mimarlarin vb. haklari da öncelikle ele alinmasi gereken konulardan diye düsünüyorum.

Duygu Karabel   6.2.2016

Bence 21. yüzyilda oda dedigimiz, bu meslege adim atacak ögrencileri önemser ve onlar için daha çok etkinlik, atölye, seminer vs. düzenler. Hatta bunu sadece Ankara ve Istanbul'da yapmaz, seyahat etmesi zor olan ogrencileri düsünüp her bölgeye ulasmaya çalisir.

Erdem Üngür   6.2.2016

Asagidaki kisa yorumlari okuyunca sahip oldugum heyecan ve umut yerle bir oldu:/ Gelen e-maillerden ve aidatlardan sikayet eden ama yaratici ve kurucu hiçbir öneri getirmeyen bu yorumlari üzülerek okudum. 'Birlikte daha iyi bir odanin hayalini nasil kurariz ve bu hayali nasil gerçeklestiririz' sorularini cevaplama zahmetine girisecek gücümüz olmamasi gerçekten moral bozucu. Bugün en çok ihtiyacimiz olan sey bir araya gelmek ve hayal kurmak. Baska türlü bir hayatin nasil tasarlanacagina dair çok sayida eskiz üretmeliyiz. Bu sebeple "nasil bir oda" girisimini degerli buluyor ve eskizlerini paylasanlara tesekkür ediyorum. Sermayeye karsi kenti ve kent hakkini, insan yasamini, ekolojiyi, etik degerleri savunma görevini üstlenecek kisiler ve gruplar arttikça odanin enerjisini çalisan haklarina ve baska alanlara kaydirmasi da kolaylasacaktir. Ankara Subesi'nin çalisan haklariyla ilgili çalismalari (http://www.mimarlarodasiankara.org/download/ucretli.pdf) ve Istanbul Subesi'nin kurul öncesi baslattigi forumlar (http://www.mimarist.org/odadan/4569-44-genel-kurula-dogru-uye-toplantilarina-cagri.html) gibi aklima gelen basarili gördügüm girisimler var. Öte yandan kentin yagmalanmasi, ideolojik/rantsal yikimlar ve yeniden insaatlar, bunlarla paralel giden is cinayetleri ve emek sömürüleri mimarlik meslegini bizzat olusturan ögeler. Yildiz mimarlarimiz bunlari yapiyor, küçük ofisler buralardan besleniyor, yeni mezunlar buralarda deneyim kazaniyor. Dolayisiyla meslek odasi ile meslek sahipleri 'dogal' bir çatismaya giriyor. Söz konusu olan da aslen bu krizin varligi sanirim.

kenan güvenç   6.2.2016

bilmiyorum...hiç bilemedim...siz de bilemezsiniz...bilmeyin...bu bir hayat edinme girisimidir..kisisel hayatlarimizi daha zengin yapacaktir...birsey yaparken bunu düsünürüm ...baskalari hakkinda düsünemem...

Özgürcan İsmailoğulları   6.2.2016

Mimarlar odasi mimarin hakkini savunan bir kurum kimligine hizla girmeli. Kiran kirana çetin geçen piyasa sartlarinda üyelerini müteahhitlere ve patronlara ezdirmemeli. Niteliksiz yapilasmaya karsi durmali, buna sebep olan üyelerine karsi ciddi yaptirimlar içinde olmali.

Halil Kurtcu   3.2.2016

bagimsiz olmali , muhalif olmali , özgürlükten yana olmali , mimarlar ve mimar adaylari olarak devrimi insaa etmeli !

Burak Torun   3.2.2016

21. Yüzyili geçelim lütfen. Gerek yok böyle abartili laflara. Sanki Dünya'nin odasi olacak bizim TMMOB. Hangi ülkede böyle bir oda yada olusum var? Neyse.... Siyaset yapilmayan, sari kimizi yazilarin altinda yürünmeyen, 9000 üyesi olupta 900 kisi ile seçim yapmayan bir oda, asgari ücretle çalisan mimari kurtaracak bir oda, mesleki etigi birakip bos islerle yani siyasetle ugrasmayan bir oda. Yeter telefonda ancak bu kadar yazabildim.

AYŞE BOZYEL   3.2.2016

''MUHALIFLIK'' TANIMI ÜZERINE MUHALIFLIGI GEREK SIYASETTE GEREK SIVIL TOPLUM ÖRGÜTLERINDE GEREKSE ISIMIZDE ,EVIMIZDE DOSTLARIMIZLA, DÜSMANLARIMIZLA ILISKILERIMIZDE ''HERSEYE KARSI OLMA'' ANLAMINDAN ÇIKARAN BIR ODA OLARAK MUHALIFLIGIN ESASININ YAPILAN YAPILMIS VEYA YAPILACAK OLAN HER TÜRLÜ ICRAATIN DAHA IYI YAPILABILMESI NIYETIYLE 1-YAPILAN ICRAATIN YANLIS OLDUGUNU SÖYLEYIP YANLISLIKLARIN TESPITINI YAPAN TESPITLERI ANALIZE DÖNÜSTÜREREK GEREKLI VERILERI TOPARLAYIP ISIN DOGRUSUNU ORTAYA KOYMAK YADA DOGRUYA GÖTÜRECEK KAPIYI BU YÖNTEMLE ARALAMAK 2-YAPILAN DOGRUYU SAMIMI OLARAK ONAYLAYIP 1. MADDEDE BELIRTILEN ARGÜMANLARLA (TESPIT-VERI-ANALIZ) DAHA IYI YAPILABILIRMIYI ORTAMA SUNUP DAHA IYIYE KAPI ARALAMAK BU IKI MADDEDE DEVAM EDEN ÇIZGIDE BILINEN ''MUHALEFET'' ANLAYISIYLA KARSI ÇIKACAK YARALAMAYA ÇALISACAK ''SAGCI-SOLCU-DINCI-ATEIST'' YAFTALAMALARINA KARSI CEVAP VERME GEREGI BILE DUYMAYAN ICRAATLERIN DOGRULUGUNA ODAKLANMIS OLARAK YOLA DEVAM ETMEK. ÇÜNKÜ ANCAK BÖYLE BIR DURUSLA ÜZERINIZE ATILANLAR; HAREKET EDERSENIZ SIZE BULASIR ,DURUSUNUZU BOZMAZSANIZ HEMEN DEGIL BELKI AMA ZAMANLA KIMISI ÜZERINIZDEN KAYIP GIDER KIMISI DE HAVADA KALACAKTIR. BU ÖYLE KOLAY BIR SÜREÇTE DEGILDIR.AMA OLAYLARA BÖYLE BAKAN INSANLARLA UZUN ANCAK KOLAY BIR SÜRECE KOLAYLIKLA DÖNÜSECEKTIR. ISTE MUALIFLIGI BÖYLE ALGILAYAN VE BÖYLE UYGULAYAN BIR ODANIN PARÇASI OLMAYI ISTERIM.

Ihsan YILDIRIM   31.1.2016

Tezcan Candan Karakus olmadan olan bir oda olmali ve her boka eylem yapan ve de sürekli sms atmayan bir oda olmali . Su an odanin mimarlik ile alakasi yok . Siyasi parti katogorisinde yürüyor .

Nermin atilkan   30.1.2016

Tek tek kisilere bagli olmayan bir oda

hımhım   28.1.2016

Tamam mimariz dogal muhalifiz de bu kadar olmasin, bana para kazanabiliyor musun diye sormuyorsa benden para istemesin, para isteyecekse bir seyler yapsin en azindan çalisiyormus gibi görünsün, oda gibi olsun gidebilelim, iyi olsun, hos olsun, az olsun, öz olsun, bizim olsun..

Samiyaylalı   24.1.2016

Halktan kopuk olmayan halkin isteklerini önceleyen halkin faydasina yapilan isleri mahkemeye götürmek yerine daha faydali projeler nasil üretiriz diye düsünen açtigi davalarla degil mimarlarin ve mimarinin gelisimiyle anilan, üyelikte mezuniyetten günümüze kadarki üyelik aidatini alma soygunculugundan Kurtulmus olan bir oda hayal ediyorum.

Mehmet Emin   24.1.2016

Herkese açik ve tüm düsünceleri kucaklayan bir yapida olmali. Kaç yildir ayni adamlarin koltuga yapistigi bir düzen böyle bir düsünceye basindan ters.

geldim gordum   24.1.2016

her ne sebeple olursa olsun 20 senedir ayni insanlarin sivil toplum kuruluslarinda olmasi cok ayip. 20 sene be 20 sene. nasil bir gonullukmus. insan hayretediyor.

ulu kaptan   24.1.2016

Bu yazdigim platformda bazi arkadaslarimizin, odayi sig siyasetin pesine takilmis , sig siyasetçilerin içine tas attigi kuyudan çikamayan bir meslek örgütü konumuna geldigine yönelik elestiriler yaptigini görüyorum. Bir yere kadar haklilar da. Ama bu hakli olduklari konudaki getirilen elestiriler, odanin örgüttlenme modeline getirilen bir elestiri olmalidir bence. Zira gelmis geçmis yöneticilerin, görev alan arkadaslarin can siperhane yaptiklari eylemler, açtiklari davalar hep hakli gerekçeler ile ve meslek onurunu zedeleyen durumlara karsi olmak adinaydi. Bu 1950'lerden beri, yani rantin sehirlesme estetigi ve mimarlik etiginin önüne geçtigi zamanlardan beri böyle. Ve büyük ihtimalle de bilim, toplum sagligi, toplumsal bilinç ve toplumsal etik kavramlarinin ranttan daha önemli oldugunun anlasilacagi zamanlara kadar da böyle devam edecektir. Neden yukarida "odanin örgütlenme modeline getirilen bir elestiri olmalidir." demistim onu açiklayayim: Benim ögrenciligimin ilk yillarindan beri tüm odalarda oldugu gibi oda yönetimi tek bir kisinin üzerinde her konunun yigildigi bir örgütlenme biçiminde ilerliyordu. Yaklasik 18-19 yil boyunca da bunda en ufak bir degisiklik olmadi. Muhtemelen ondan önce de bu sekildeydi. Öncelikle bu yapinin degistirilmesi gerek. Kurullar, komisyonlar hep sözde kaliyor. Önerim de su: Bilim, sanat, teknoloji, kent estetigi, kent politikasi, örnek dünya kentlerindeki sehirlesme yaklasimlari ve politikalari, Türkiye mimarlik tarihi, dünya mimarlik tarihi, Türkiye mimarlik ve kentlesme politikalari, siyaset ve mimarlik politikalarinin sehirlesme ve yapi ölçegindeki etki analizleri basliklarinda (Saka degil tam da bu isimlerle ve bu sayida) yaklasik 10 adet üst komisyon kurulmasi. Bunlar Bakanliklarin yapisi içindeki Daire Baskanliklarina denk düsecek sekilde yapilandirilmali. Ve o ciddiyetle çalismali. Kendi arsivlerini ve sistematiklerini kurmali. Bu sekilde devinimi bozulmayan bir makinaya dönüstürülmeli. Bu komisyonlar, komisyon baskanlari araciligi ile, Mimarlar Odasi Yönetim Kurulu içinde birer kisi ile temsil edilmeli. Ve Mimarlar Odasi Yönetim Kurulu içinde de stratejiden sorumlu bir komisyon kurulmali.Bu strateji komisyonu da yapilan çalismalarin sunumu, niteligi, önceligi, vb.kriterleri degerlendirerek, Odanin tüm stratejisini ve vizyonunu diger tüm komisyon baskanlarinin da katilimiyla, komisyonun tümü içinde oylama yapmak suretiyle belirlemeli. Kararlar, davalar, tüm son nokta açiklamalari basina komisyonun sözcüsü aracligiyla iletilmeli ve açiklanmali. (Baskan degil. Baskan kesinlikle tv'lere çikmamali açiklamalar yapmamali. Tüm basin açiklamalari sadece sözcü tarafindan yapilmali) Dolayisiyla esit is, esit paylasim, esit katilim, devinim ve süreklilik saglanmis olur. Odanin tüm stratejisini son yillarda bir kaç olay üzerindeki davalar yönünden belirlendigini düsünen arkadaslar tepkilerini burada (aslinda bir çok yerde) ortaya koyuyorlar. Ama bu ülkenin sehirlesmesinden ve yapilasma faaliyetlerinden sorumlu olan Çevre ve Sehircilik Bakanligi'nin, Imar Plani ve yapilasmaya yönelik tüm uygulamalari bünyesinde barindiran belediye, valilik, il özel idareleri gibi yetkili tüm idarelerin Kanunlar ve Yönetmelik hükümlerine göre islem yaptigini, ilgili bu kanun, yönetmelik gibi tüm mevzuatin da Bakanliklarda olusturulurken siyaset ve politikacilarin görüsleri ile sekillendigini biliyorsunuz degil mi? Üstelik bunun son 15 yildir inanilmaz bir ivmeyle belirli bir zümrenin elinde rant saglamak için sehirlesme ve mimarliga (dolayisiyla topluma) yöneltilen adeta bir silaha dönüstügünün de farkindasinizdir. Dolayisiyla mimarlar odasi siyaset ve politikaya göbeginden gireyim diye yanip tutusmuyor arkadaslar. Aksine siyaset ve politika, çok çok öncelerden beri, hepimizin dogumundan da daha öncelerden itibaren mimarligi bir araç olarak görüyor. Aslolan mimarligi temiz tutabilmek ise madem öyle oyunu kuralina göre oynayacak ve her yönden kendimizi gelistirecegiz. Içine sokuldugumuz durumdan kaçarak mimarlar odasina düzlüge çikaramayiz. Içine girdigimiz durumdan daha güçlü çikmak için kendimizi ve yapimizi güçlü ve daha devinimli isleyen birer makineye dönüstürmeliyiz. Ingiltere veya Fransa'daki mimarlik örgütlenmeleri yüzyili askin süredir, Fransiz ihtilali ve aydinlanmanin tutugu isik ve güçle, enerji ve mücadeleyle kendilerini kabul ettirdiler. Ve ülke siyaseti onlarin önünde her zaman saygiyla haklarini teslim ederler. Çünkü arkasinda güçlü bir mücadele, sahiplenme ve kirilmayan bir örgütlenme vardir. Eger biz her seçimle kirilip dagilacaksak, her politik görüsle birlikte ikiye üçe bölüneceksek, hep sadece bir kisi bütün isleri kendi üzerine alip hem mimar, hem baskan, hem sözcü hem arastirmaci olursa Mimarlar Odasi insanlarin gözünde en saygin yerini hiç bir zaman elde edemez. Dis etkilere açik ve korunmasiz, kendince çirpinan bir örgüt gibi görülür ve öyle kalir.

Bery   23.1.2016

Her boka muhalefet yapmasin, alakali alakasiz her cenazeye tellallik yapmasin, candan hanimin her aktivitesine istirak reca etmesin kafi daha fazlasini bekleyecek kadar vizyonu yok odanin.

lilly   22.1.2016

meslek kurulusu olmanin disinda, her ise karisan saçma bir örgütlenme olup çiktiniz.. mimarlar odasi sürekli bir yerlere dava açip duruyor, bu haberleri duymaktan, okumaktan çok sikildim. üyelerin yararina ve meslek adina hiç bir sey yapmiyorsunuz, size niye aidat ödüyoruz anlamiyorum.

cinbo   22.1.2016

sadece ucuz solculuk yapan bu odanin içimizden herhangi birisine bir kere olsun hayri dokundu mu? aidat vermeyene yalakalik yapmak disinda

zeynep yağmur   21.1.2016

Oda bence mimarlarin ortak paylasimlarda bulunacagi bir zemin bir platform olmali... bu nedenle de "politik" durumlari olabildigince az bünyesine almakla yükümlü olmali. Politika isin içine girdiginde parti ya da herhangi bir grup olmaktan kurtulamayip; siyasi mevzular arasina sikistirilmis ve asli bizi bir arada tutan durumu çoktan kaçirmis oluyor. bu zemin bizim kentleri, sehirleri ve dolayisiyla yarattigimiz ülkelerin özünü olusturmasi gerekirken, kendini tuhaf bir kisirdöngünün içine sokarak, asil "öz" ü kaçirmaktadir. "öz" dedigim bizim bir arada bulunmamizi ve böylece tartisarak yaratimlarimizi saglayan durumken, onu yok etmeye basladikça sig ve yüzeyde kalan bir iletisimi paylasmaya basliyoruz. haliyle bu yüzeyde olma hali bizim yaratimlarimizin da öyle olmasini getiriyor beraberinde, dolayisiyla da deneyimlerimizi paylasarak birbirimizi degistirme ve dönüstürmeyi basaramamis olma durumunu beraberinde getirmektedir. neden bir grup bir idea altinda toplaniyoruz ki o zaman bütün bunlari yapamayacaksak. oda sadece milyon tane davasi olan, ölüm ilanlarini takip edebildigimiz bir yer olmaktan kurtulmali. Oda yüzeyde kalan her seyi derinlestirmeye çalisan bir çati olmali. bu derinligi saglamanin yolu da emin olun politikadan geçmiyor. Oda benim kendimi evimde gibi rahat hissedecegim ve sürekli içimdekileri çogaltabilecegim bir yer olmali, diger türlüsünü herkes yapiyor zaten, zamanin problemlerini tartisarak bunun için hepberaber çözüm üretebilecegimiz bir platform olmali.